Busy. Please wait.
or

show password
Forgot Password?

Don't have an account?  Sign up 
or

Username is available taken
show password

why

Make sure to remember your password. If you forget it there is no way for StudyStack to send you a reset link. You would need to create a new account.

By signing up, I agree to StudyStack's Terms of Service and Privacy Policy.


Already a StudyStack user? Log In

Reset Password
Enter the associated with your account, and we'll email you a link to reset your password.

Remove ads
Don't know
Know
remaining cards
Save
0:01
To flip the current card, click it or press the Spacebar key.  To move the current card to one of the three colored boxes, click on the box.  You may also press the UP ARROW key to move the card to the "Know" box, the DOWN ARROW key to move the card to the "Don't know" box, or the RIGHT ARROW key to move the card to the Remaining box.  You may also click on the card displayed in any of the three boxes to bring that card back to the center.

Pass complete!

"Know" box contains:
Time elapsed:
Retries:
restart all cards




share
Embed Code - If you would like this activity on your web page, copy the script below and paste it into your web page.

  Normal Size     Small Size show me how

Assimil Türkisch

Assimil Türkisch Lektion 11-13

QuestionAnswer
biraz dedikodu ein wenig Klatsch
Günaydın! Guten Morgen!
Hiç iyi değilim. Mir geht es gar nicht gut.
başım ağrıyor mein Kopf tut weh
Dün akşamdan beri başım ağrıyor. Seit gestern abend tut mein Kopf weh.
Geçmiş olsun. Gute Besserung
Müzik dinliyor Sie hört Musik.
Komşular müzik dinliyor. Die Nachbarn hören Musik.
Kavga ediyorlar. Sie streiten sich.
her gece sabaha kadar jede Nacht bis zum Morgen
Onlar genç. Sie sind jung.
Onlar yeni evliler. Sie sind frisch verheiratet.
Yirmi yıldır hiç konuşmuyoruz bile. Wir sprechen seit 20 Jahren nicht mehr.
yalnız allein, nur, lediglich
Akşamları televizyon seyrediyorum. Abends schaue ich fern.
Akşamları televizyon seyrediyoruz. Abends sehen wir fern.
Her gece televizyon seyrediyorsun. Jede Nacht siehst du fern.
O şimdi uyuyor. Er schläft jetzt.
Bana buyurun. Kommen Sie zu mir.
Bir kahve içelim. Lass uns einen Kaffee trinken.
Hoş geldeniz efendim. Willkommen, meine Herrschaften!
kişi Person
kaç kişisiniz? wie viele Personen sind?
beş kişiyiz wir sind fünf Personen
iki kişiyiz wir sind zwei Personen
altı kişiyiz wir sind sechs Personen
Şöyle buyurun So befehlen Sie.
arzu Wunsch
Ne arzu ediyorsunuz? Was wünschen Sie?
balık var mı? gibt es Fisch?
levrek Seebarsch
kalkan Steinbutt
barbunya Meerbarbe
istakoz Hummer
istakoz yok mu? Gibt es keinen Hummer?
midye Muscheln
karides Garnelen
Bize üç levrek ızgara. Bringen Sie uns drei gegrillte Seebarsche.
Balıktan önce ne alıyorsunuz? Was nehmen Sie vor dem Fisch?
almak nehmen
Balıktan önce dolma aliyorum. Vor dem Fisch nehme ich gefülltes Gemüse.
Ne alıyorsun? Was nimmst Du?
Ne alıyorsunuz? Was nehmt ihr/was nehmen Sie?
Ne alıyoruz? Was nehmen wir?
hangi welcher/welche/welches
hangi mezeler var? welche Vorspeisen gibt es?
meze Vorspeise
mezeler Vorspeisen
Beyaz peynir Schafskäse
dolma gefülltes Gemüse
kavun Melone
karıştırmak ausgraben
karışmak sich einmischen
karışık gemischt
karışık salata gemischter Salat
Bir de karışık salata getirin. Bringen sie auch einen gemischten Salat.
getirin/getiriniz bringen Sie/bringt
getirmek bringen
içecek Getränk
olarak als
içecek olarak als Getränk
bir büyük rakı, lütfen. eine Flasche Rakı, bitte.
soğuk kalt
soğuk su kaltes Wasser
Bir büyük rakı ve soğuk su, lütfen. Eine Flasche Rakı und kaltes Wasser, bitte.
Baş üstüne, efendim. Gerne, meine Herrschaften.
baş Kopf/Anfang
üst das Obere
üstünde oben
üstüne über
üstünlük Überlegenheit
Mezerlerden önce ne istiyorsunuz? Was möchten Sie vor den Vorspeisen?
Bu lokantada balık yok. In diesem Restaurant gibt es keinen Fisch.
Biz de börek istiyoruz. Wir möchten auch Börek.
Dolma yok mu? Gibt es kein gefülltes Gemüse?
Hangi börekler var? Welche Böreksorten gibt es?
Bize altı tane levrek getirin. Bringen Sie uns sechs Portionen Seebarsch.
Hangi balıklar var? Welche Fischsorten gibt es?
Karides var mı? Gibt es Garnelen?
her gece jede Nacht
sabah Morgen
sabaha kadar bis zum Morgen
dinlemek zuhören
dinlenmek ausruhen
dinleyici Zuhörer
dilim Scheibe
kavga Streit
ya ... ya da ... entweder ... oder
tabii natürlich/selbstverständlich
hem ... hem de sowohl ... als auch
konuşma Rede
konuşmak sprechen/reden
kolye Halskette/Collier
komiser Kommissar
komşu Nachbar
konak Wohnsitz
kontrol etmek kontrollieren
korumak schützen
korunmak geschützt sein
koşmak laufen
köprü Brücke
köpek Hund
kovmak verjagen/verscheuchen
koyu dunkel
koyun Schaf
kömür Kohle
kötü böse/schlecht
kör blind
kurak trocken
koymak setzen/stellen/legen
koydurmak ablegen/stellen lassen
kule Turm
kurban Opfer
kurmak errichten/gründen
konuşmacı Sprecher
kazı Ausgrabung
vermek geben
vurmak schlagen
varış Ankunft
vefat etmek sterben
yabancı Fremder/Ausländer
yakın nah
ya trotzdem
yağmur Regen
yaka Ufer
yakışmak passen
yakışıklı gut aussehend (Mann)
yakmak brennen/anbrennen
yalan Lüge
yalancı Lügner
vakit Zeit
valiz Koffer
varlık Wesen
varmak ankommen
vazgeçmek (-den) verzichten
uyumak schlafen
uzanmak sich ausdehnen
uygarlık Zivilisation
ümidetmek hoffen
ümit Hoffnung
ürün Ernte
ütü Bügeleisen
üzülmek sich Sorgen machen
üzüntü Sorge/Kummer
aile Familie
acele Eile
acı bitter/peinlich
açık geöffnet/hell
hungrig
açılış Eröffnung/Einweihung
açmak öffnen
ad Name
adlı genannt/namens
adres Adresse
Afiyet olsun Guten Appetit
ağaç Baum
ağaçlı bepflanzt
ağır ağır langsam
ağız, ağzı Mund
ağlamak weinen
ağrımak weh tun
ağustos August
ahşap Holz
ailece mit der Familie
ak weiß
hırsız Dieb
hırsızım ich bin ein Dieb/ich bin eine Diebin
iyidir es ist gut
fikir Idee/Gedanke
sevgi Zuneigung/Liebe
sevgili geliebt/Freund/Geliebte(r)
sevmek lieben
sevinç Freude
sevgilim meine Geliebte
koca Ehemann
karnım aç ich habe Hunger
karnım çok aç ich habe großen Hunger
ne yemek var? was gibt es zu essen?
yemek Essen/Nahrung
yemek yemek essen
kusur Schuld/Fehler
kusura bakma sei mir nicht böse/sieh den Fehler nicht an.
bakmak sehen/schauen
bakma sieh nicht!
hayatım mein Leben
hiçbir keiner/keine/keines
hiçbir şey nichts
Bugün hiçbir şey yok. Heute gibt es nichts.
yeter es genügt
Peynir ekmek yeter. Käse und Brot genügen.
ne kadar iyisin! wie gut du bist!
ne kadar iyisiniz! wie gut Sie sind!/wie gut ihr seid!
Created by: Xena2007