Busy. Please wait.
or

show password
Forgot Password?

Don't have an account?  Sign up 
or

Username is available taken
show password

why


Make sure to remember your password. If you forget it there is no way for StudyStack to send you a reset link. You would need to create a new account.
We do not share your email address with others. It is only used to allow you to reset your password. For details read our Privacy Policy and Terms of Service.


Already a StudyStack user? Log In

Reset Password
Enter the associated with your account, and we'll email you a link to reset your password.

Remove Ads
Don't know
Know
remaining cards
Save
0:01
To flip the current card, click it or press the Spacebar key.  To move the current card to one of the three colored boxes, click on the box.  You may also press the UP ARROW key to move the card to the "Know" box, the DOWN ARROW key to move the card to the "Don't know" box, or the RIGHT ARROW key to move the card to the Remaining box.  You may also click on the card displayed in any of the three boxes to bring that card back to the center.

Pass complete!

"Know" box contains:
Time elapsed:
Retries:
restart all cards




share
Embed Code - If you would like this activity on your web page, copy the script below and paste it into your web page.

  Normal Size     Small Size show me how

voc-quiz-vip-7

vocabulary quiz-vip-7

QuestionAnswer
human: (n.) insan, insanoğlu; insanlık
ability: (n.) yetenek, beceri
absorb: (v.) emmek, çekmek
known for: ...ile tanınmak/anılmak/bilinmek; ile meşhur
liquid: (n.) sıvı
make: (v.) yapmak; etmek; sağlamak; kılmak; meydana getirmek; inşa etmek
paper: (n.) kağıt; gazete
product: (n.) ürün, mahsul
such as: (prep.) gibi (örneklemede kullanılır.)
towel: (n.) havlu
accurate: (adj.) doğru, kesin, tam
begin: (v.) başlamak
beneath: (adv. - prep.) altında, altına, aşağıda
communication: (n.) iletişim; haberleşme
correct: (adj.) doğru, uygun, hatasız
dense: (adj.) yoğun
despite: (prep.) -e rağmen, karşın
do: (v.) yapmak, etmek
formal: (adj.) resmi
key: (n.) anahtar; kilit noktası; tuş
name: (n.) isim, ad
organism: (n.) organizma, canlı varlık
people: (n.) insanlar, halk
proponent: (n.) yandaş, destekçi, savunucu
rarely: (adv.) nadiren, seyrek olarak
right: (adj.) doğru; haklı
scientific: (adj.) bilimsel
simplicity: (n.) basitlik, sadelik, yalınlık
spacecraft: (n.) uzay aracı
towards: (prep.) -e doğru, yönünde
battery: (n.) batarya, akü, pil
coat: (v.) kaplamak, örtmek, sarmak
coated with: (adj.) -ile kaplı, kaplanmış
efficient: (adj.) etkili, verimli, yeterli; becerikli
long-lasting: (adj.) dayanıklı, uzun ömürlü, kalıcı
make: (v.) yapmak; etmek; sağlamak; kılmak; meydana getirmek; inşa etmek
sliver: (n.) kıymık, uzun ince parça
tin: (n.) teneke; kalay; konserve kutusu; teneke kutu
tiny: (adj.) minik, minnacık, ufacık
wood: (n.) odun, tahta; ağaçlık, küçük orman (woods olarak)
also: (adv.) de, da, aynı zamanda
believe: (v.) inanmak
big: (adj.) büyük
guarantee: (v.) garanti etmek, garantiye almak
happiness: (n.) mutluluk
have: (v.) sahip olmak
in general: (adv.) genelde, genel olarak
less: daha az
make (someone) happier: (birini) daha mutlu etmek
misconception: (n.) kavram yanılgısı, yanlış kanı, yanlış kavrama
money: (n.) para
people: (n.) insanlar, halk
relationship: (n.) ilişki, bağlantı, alaka; akrabalık
simply: (adv.) basitçe, basit bir şekilde; sadece
true: (adj.) gerçek, doğru, hakiki
usually: (adv.) genellikle, genelde, çoğunlukla
while: (conj.) se de, sa da, rağmen, karşın
know: (v.) bilmek; tanımak
tissue: (n.) doku; kağıt mendil
fire: (n.) ateş; yangın
after: (prep.) sonra
beneath: (adv. - prep.) altında, altına, aşağıda
buried: (adj.) gömülü, gömülmüş, gömük
bury: (v.) gömmek
countryside: (n.) kır, kırsal bölge
earthquake: (n.) deprem
fault: (n.) hata, kusur, kabahat; fay
half a kilometre: yarım kilometre
heal: (v.) iyileşmek, iyileştirmek; düzelmek
how: (adv.) nasıl; ne kadar
instrument: (n.) enstrüman, alet; araç; çalgı
major: (adj.) büyük
quickly: (adv.) çabuk, çabucak, hızla
show: (v.) göstermek
punish: (v.) cezalandırmak, ceza vermek
liver: (n.) ciğer, karaciğer
gadget: (n.) (küçük) alet, cihaz
half: (n.) yarı, yarım
case: (n.) durum, vaka; dava
colleague: (n.) meslektaş
disease: (n.) hastalık
according to: (prep.) -e göre
(just) around/round the corner: (phr.) eli kulağında, yakında
bristle: (v.) bir şey ile dolu olmak; kızgın / sinir dolu olmak
car: (n.) araba; vagon
driver: (n.) şoför, sürücü
need: (v.) gerekmek, ihtiyacı olmak, ihtiyaç duymak
public road: (n.) halka açık yol, kamu yolu
test: (v.) test etmek, teste tabi tutmak, denemek
vehicle: (n.) araç, taşıt
bivalve: (n.) çift kabuklu yumuşakça
build: (v.) inşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak; toplamak
clam: (n.) deniztarağı
mostly: (adj.) çoğunlukla, genellikle
mussel: (n.) midye
other: (det.) diğer, başka
oyster: (n.) istiridye
raw material: (n.) hammadde
shell: (n.) kabuk
use: (v.) kullanmak
Created by: vipokul