Busy. Please wait.
or

show password
Forgot Password?

Don't have an account?  Sign up 
or

Username is available taken
show password

why


Make sure to remember your password. If you forget it there is no way for StudyStack to send you a reset link. You would need to create a new account.
We do not share your email address with others. It is only used to allow you to reset your password. For details read our Privacy Policy and Terms of Service.


Already a StudyStack user? Log In

Reset Password
Enter the associated with your account, and we'll email you a link to reset your password.

Remove Ads
Don't know
Know
remaining cards
Save
0:01
To flip the current card, click it or press the Spacebar key.  To move the current card to one of the three colored boxes, click on the box.  You may also press the UP ARROW key to move the card to the "Know" box, the DOWN ARROW key to move the card to the "Don't know" box, or the RIGHT ARROW key to move the card to the Remaining box.  You may also click on the card displayed in any of the three boxes to bring that card back to the center.

Pass complete!

"Know" box contains:
Time elapsed:
Retries:
restart all cards




share
Embed Code - If you would like this activity on your web page, copy the script below and paste it into your web page.

  Normal Size     Small Size show me how

voc-quiz-vip-5

vocabulary quiz-vip-5

QuestionAnswer
ash: (n.) kül
budget: (n.) bütçe
city: (n.) şehir
cope with: (phr.) baş etmek, başa çıkmak, uğraşmak
cut: (n.) kesik; kesinti; kesiş
eruption: (n.) patlama, püskürme (yanardağ)
even as: -ken dahi/bile; (tam) dığı anda
flight: (n.) uçuş, uçuş seferi
monitor: (v.) izlemek, gözlemek
plume: (n.) bulut, duman bulutu; tüy
scramble: (v.) çabalamak; tırmanmak
southwest: güneybatı
spout: (v.) püskürtmek, fışkırtmak
threat: (v.) tehdit etmek
towering: (adj.) yüce; çok yüksek; çok şiddetli
volcano: (n.) volkan, yanardağ
volcanologist: yanardağ uzmanı
difficult: (adj.) zor, güç, çetin
rise: (v.) yükselmek, artmak, çıkmak
common: (adj.) ortak; yaygın
any: herhangi, her; hiç
atmosphere: (n.) atmosfer
clearly: (adv.) açıkça, apaçık, şüphesiz; tam olarak
decade: (n.) on yıl, on yıllık süre
earth: (n.) dünya, yeryüzü; toprak
expect: (v.) ummak, beklemek, ümit etmek
fast: (adj.) hızlı, çabuk, süratli
last decade: son on yıl
less than: -den daha az
scientist: (n.) bilim insanı
time: (n.) zaman
understand: (v.) anlamak, anlam vermek, kavramak
warm: (v.) ısınmak, ısıtmak
year: (n.) yıl, sene
differently (adv.) farklı şekilde, farklı olarak
behavior: (n.) davranış, tavır, tutum
begin: (v.) başlamak
investigate: (v.) araştırmak, incelemek, soruşturmak
habitable (adj.) yaşanabilir; oturmaya elverişli, oturulabilir
star: (n.) yıldız; meşhur şarkıcı, oyuncu, sporcu (star) vb.
best: en iyi
Bryophyte: Yosun, kara yosunu (Bir tür bitki)
different: (adj.) farklı [from/to/than]
fluid: (n.) sıvı
help: (v.) yardım etmek, yardımcı olmak
in that (conj.) bakımından, yönüyle
know: (v.) bilmek; tanımak
land plant: kara bitkisi
land: (n.) kara, arazi, toprak
organism: (n.) organizma, canlı varlık
part: (n.) parça, bölüm, kısım
plant: (n.) bitki
pump: (v.) pompalamak, şişirmek
tissue: (n.) doku; kağıt mendil
vascular: (adj.) damar, damar ile ilgili
computer: (n.) bilgisayar
desk: (n.) sıra, masa
closely: (adv.) yakından, yakın bir şekilde; dikkatle
correctly: (adv.) doğru, doğru şekilde, doğru olarak
predict: (v.) tahmin etmek; önceden haber vermek, kehanette bulunmak
again: (adv.) tekrar, yeniden, yine
bind: (v.) bağlamak
each day: her gün
eagle: (n.) kartal
eat: (v.) yemek, yemek yemek
fed on: (phr.) ile beslenmek, beslemek, yemek
figure: (n.) sayı, rakam; şekil; önemli veya ünlü kişi, sahsiyet
fire: (n.) ateş; yangın
god: (n.) tanrı, ilah
grow back: (phr.) tekrar büyümek/uzamak (tırnak, saç vb.)
liver: (n.) ciğer, karaciğer
mythological: (adj.) mitolojik
punish: (v.) cezalandırmak, ceza vermek
rock: (n.) kaya, taş
steal: (v.) çalmak
the next day: ertesi gün, bir sonraki gün
theft: (n.) hırsızlık, çalma
dense: (adj.) yoğun
gravity: (n.) yer çekimi
friend: (n.) arkadaş, dost
by the end of the year: yıl sonuna kadar
gadget: (n.) (küçük) alet, cihaz
human: (n.) insan; insanoğlu; insanlık
network-connected: (adj.) ağ bağlantılı, ağa bağlı
number: (n.) numara, sayı, rakam
other: (pron. - adj.) diğer, başka
outnumber: (v.) sayıca üstün olmak, sayıca geçmek; fazla gelmek
smartphone: (n.) akıllı telefon
tablet: (n.) tablet; tablet bilgisayar
stringent: (adj.) zorlu, zorlayıcı; sıkı, katı
arise: (v.) çıkmak; ortaya çıkmak; doğmak
case: (n.) durum, vaka; dava
float: (v.) yüzmek, süzülmek (havada, su yüzeyinde vs.)
flu: (n.) grip
half: (n.) yarı, yarım
inhale: (v.) solumak, içine çekmek
particle: (n.) partikül, parçacık, tanecik, zerre
people: (n.) insanlar; halk
tiny: (adj.) minik, minnacık, ufacık
when: (conj.) -dığında, -dığı zaman, olunca; -ken
Created by: vipokul