click below
click below
Normal Size Small Size show me how
Goethe B1 CD
| Question | Answer |
|---|---|
| das Couvert | envelope |
| dabei | 1)Yanında, beraberinde 2)Katılmak,Orada olmak,İşin içinde olmak 3)Bunu yaparken, Aynı esnada |
| dafür | 1)Bunun için, buna 2)Bunu desteklemek,Buna taraftar olmak 3)Buna karşılık,Bunun yerine (Karşılaştırma yaparken) |
| dagegen | 1)Buna karşı olmak,bunu desteklememek 2)Bir soruna, hastalığa veya duruma karşı önlem 3)Bunun aksine,Oysa/Diğer yandan |
| daher | 1)Bu yüzden,Bu nedenle 2)Buradan/Oradan(Yön/Kaynak belirtirken) 3)Das kommt daher, weil..(İşin aslı/Nedeni) |
| dahin | 1)Oraya(Bir yöne doğru hareket) 2)bis dahin (O zamana kadar) |
| damals | O zamanlar/O dönemde (Geçmişe atıf) |
| damit | 1)-mesi için, -sin diye, -mek amacıyla (Amaç Bağlacı) 2)Bununla,bununla ilgili |
| dankbar | minnettar |
| darstellen | 1)Göstermek,Tasvir etmek,Açıklamak(Grafik, Resim, Sunum) 2)Canlandırmak,Rolünü oynamak(Tiyatro/Sinema) |
| Die Darstellung | 1)Görsel gösterim,Grafik,Şema (Sunumlarda) 2)Açıklama,Yorum,Tasvir (Bir olayın anlatılış biçimi) 3)Performans,Canlandırma,Oyun (Tiyatro/Sanat) |
| die dauer | 1)Süre/Zaman Zarfı(Bir şeyin ne kadar sürdüğü) 2)auf Dauer (uzun vadede,sürekli olarak) |
| Dauernd | sürekli,durmadan,her zaman,ikide bir |
| Der Gedanke | fikir, düşünce |
| Das Denkmal | anıt,abide,tarihi eser/tarihi yapı |
| derselbe/dieselbe/dasselbe | Aynı (Fiziksel olarak birebir aynı şey/yer için) |
| deswegen | bu yüzden,bu nedenle,bundan dolayı |
| deshalb | bu yüzden,bu nedenle,bundan dolayı |
| dicht | Sızdırmaz / Geçirmez (su,have vb) |
| der dieb | hırsız |
| dienen | 1)(dienen+Dat)Birine / Bir Şeye Hizmet Etmek" (Hizmet & Amaç) 2)(dienen als+Nom)... Olarak İşlev Görmek / Kullanılmak" (İşlev & İş) 3)(dienen zu+Dat) .. Amacına Yaramak / Hizmet Etmek" (Amaç Belirtme) |
| der dienst | 1)mesai/görev/iş başında olmak 2)Hizmet/servis(müşteri ve kamu hizmetleri |
| diesmal | this time |
| donnern | 1)Gök gürlemek 2) Çok yüksek ses çıkarmak, gürlemek |
| der donner | gök gürültüsü |
| doppelt | double |
| der dreck | 1)fiziksel kir, çamur, toz 2)Değersiz şey, çöp |
| drehen | döndürmek, çevirmek |
| drüben | over there |
| dumm | silly |
| die durchsage | announcement (anlık,duyuru/anons) |
| der durchschnitt | average |
| durchschnittlich | on avarage |
| duzen | senli benli konuşmak |