Save
Busy. Please wait.
Log in with Clever
or

show password
Forgot Password?

Don't have an account?  Sign up 
Sign up using Clever
or

Username is available taken
show password


Make sure to remember your password. If you forget it there is no way for StudyStack to send you a reset link. You would need to create a new account.
Your email address is only used to allow you to reset your password. See our Privacy Policy and Terms of Service.


Already a StudyStack user? Log In

Reset Password
Enter the associated with your account, and we'll email you a link to reset your password.
focusNode
Didn't know it?
click below
 
Knew it?
click below
Don't Know
Remaining cards (0)
Know
0:00
Embed Code - If you would like this activity on your web page, copy the script below and paste it into your web page.

  Normal Size     Small Size show me how

Turkish

Günlük Konuşma dili / Daily Expressions

QuestionAnswer
Günlük Konuşma dili Daily Expressions
Selamlaşmalar greetings
Merhaba Hello!
Selam Hi!
Merhaba Hi there!
Merhaba Hello there!
Günaydın Good morning!
Tünaydın Good afternoon!
İyi akşamlar Good evening!
İyi geceler Good night!
NASILSINIZ? HOW ARE YOU?
Nasılsın? How are you?
Nasılsın? How are you doing?
Nasıl gidiyor? How is it going?
Durumlar nasıl? How are things?
Ne haber? What's new?
Ne var ne yok? What's up?
Neler yapıyorsun? What's going on?
Nerelerdesin? Where have you been?
Nerelerde gizleniyordun? Where have you been hiding yourself?
İyi misin? Are you doing OK?
Kendini nasıl hissediyorsun? How are you feeling?
Hayatla aran nasıl? How's the world treating you?
İşler nasıl? How's business?
Hayatında ne olup bitiyor? What's happening?
Vaziyet nasıl? How's everything
Ben iyiyim. I'M FINE
Sağol, iyiyim Thanks, I am fine
İyiyim Fine
Harika Great!
Fena değil All right
İyiyim I am OK
Bomba gibiyim Cool!
Harikayım I am cool!
Daha iyi olabilirdi Could be better
Fena değil Not bad
Eh, şöyle böyle So so
O kadar da iyi değil Not so great
Pek iyi sayılmaz Not so hot
Daha iyiydim I've been better
Koşturup duruyoruz I've running around
Uğraşıp duruyoruz Keeping busy
Bir şikayetim yok Allaha şükür No complaints
Her zamanki gibi Same as usual
Daha iyi günlerimiz de oldu I've seen better days
Çok yoğunum I'm snowed under
Boşa harcayacak bir dakikam yok Not a moment to spare
Nefes almaya vaktim yok No time to breathe
Yirmidört saat yetmiyor There aren't enough hours in a day
Allahaısmarladık Goodbye
İyi günler Good day
İyi akşamlar Good evening
İyi geceler Good night
Bir dahaki sefere kadar hoşçakal Goodbye until later
Görüşürüz See you
Yakında görüşürüz See you soon
Sonra görüşürüz See you later
Çok yakında görüşürüz I'll see you real soon
Seninle sonra görüşürüz I'll catch you later
Yakın görüşürüz See you tomorrow
Bir dahaki sefere görüşürüz See you next time
Görüşelim Let's get in touch
Seni görmek güzeldi It was good to see you
Aramayı unutma Don't forget to call
Yazışalım Let's write
Temas halinde olacağım I'll be in tocuh
tanıştırmalar introductions
Bu arkadaşım John This is my friend Jack
Sizlere arkadaşım John'u tanıştırmak istiyorum I'd like you to meet my friend John
Mary, bu Jack. Jack, bu Mary Mary, this is Jack. Jack, Mary
Size arkadaşım Michael'ı tanıştırıyım Let me introduce you my friend Michael
Siz daha önce tanışmışmıydınız? Have you met before?
Jack, Mary'yi tanıyor musun? Jack, do you know Mary?
Birbirinizi tanıyor musunuz? Do you know eachother?
Mary, başkanla el sıkış Mary, shake hands with the president
Sizi tanıştırdılar mı? Have you two been introduced?
Jack, bu sana bahsettiğim kişi Jack, this is the man I was telling you about
Size kendimi tanıtıyım Let me introduce you myself
Tanıştığımıza memnun oldum Nice to meet you
Tanıştığımıza memnun oldum Good to meet you
Sizinle tanışmak çok hoş Nice meeting you
Sizinle tanışmak büyük zevk It's a great pleasure to meet you
Tanıştığımıza memnun oldum Glad to meet you
Sonunda sizinle tanışabilmek büyük zevk It's a great pleasure to have finally met you
Sizinle tanışmak ne kadar güzel How nice to meet you
Memnun oldum How do you do
Sizinle tanışmak bana zevk verdi A pleasure
yiyecekiçecek food and drink
Nasıl yardım edebilirim? MAY I HELP YOU?
Sigaralı bölüm mü sigarasız bölüm mü? Would you like smoking or nonsmoking?
Kaç kişisiniz? How many in your party?
Rezevasyon yapmışmıydınız? Do you have a reservation?
İki dakika içinde masanızı hazırlıyorum I'll have a table ready in two minutes
Menüyü görmek istermiydiniz? Would you like to see the menu?
Sipariş için hazırmısınız? Are you ready to order?
Bugünkü spesiyallerimizi söyleyeyim Let me tell you our specials today
Sipariş alabilir miyim? May I take your order, please?
Ne alırdınız? What will it be?
Yanında içecek birşey istermiydiniz? Can I get you something to drink with that?
Tatlı istermisiniz? Would you care for a dessert?
Yardımcı olabileceğim birşey var mı? Is there anything I can get for you?
Size tatlı tepsisini göstereyim Let me show you the dessert tray?
Burada mı, paket mi? For here or to go?
Burada mı, paket mi? Here or take away?
Paket mi istiyorsunuz? Do you want that to go?
Buyurun Here you go
Siparişiniz hazır Here is your order
Teşekkürler, tekrar bekleriz Thank you and come again
Bir kokteyle başlamak istermiydiniz? Would you like to start with a coctail?
Kahve ister misiniz? Would you like coffee?
Krema, şeker? Cream or sugar?
Kusura bakmayın, ondan kalmadı I am sorry we are out of that
Özür dilerim, hepsi bitti Sorry, it's all gone
Nasıl hazırlamamı istersiniz? How would you like that prepared?
Peçete ister misiniz? Do you need any napkins?
Biraz tuz ve biber istermiydiniz? Would you like some salt and pepper?
Menü MAY I SEE THE MENU?
İki kişilik bir masa lütfen A table for two, please
Sigara içilmeyen bölümden dört kişilik bir masa lüften I'd like a nonsmoking table for four
Rezervasyon yaptırmıştık I have a reservation
Sigara içilmeyen bölümünüz var mı? Do you have a nonsmoking section?
Buraya bir grup daha gelecek Another party will be sitting here?
Afedersiniz, bir saniye bakar mısınız? Excuse me, can you come here for a second?
Menüyü görebilir miyim lütfen? Could I see menu please?
Henüz ne sipariş edeceğimize karar vermedik We haven't decided what to order yet
Karar vermek için birkaç dakikaya ihtiyacımız var We need more minutes to decide
Sipariş verebiliriz We're ready to order
Sipariş alabilir misiniz lütfen? Can you take our orders, please?
Spesiyaliteler neler? What are the specials?
Ne yememizi önerirsiniz? What would you suggest?
Günün çorbası ne? What's the soup of the day?
Vejeteryan yemekleriniz var mı? Do you have vegetariam dishes?
Hamburger ve patates kızartması alabilir miyim? May I have a burger and fries?
Herşeyi yanında bir sosisli lütfen Give me a hot dog with the works
Herşeyi yanında bir hamburger I'll have a burger with everything
Bir ufak soda alabilir miyim lütfen? Can I have a small soda, please?
Ketçap olmasın No ketchup
Soğan koymayın No onions
Soğanı fazla koymayın Go easy on the onions
Ketçapı fazla olmasın Take it easy on the ketchup
Paket olsun, lütfen To go please
Burada yiyeceğim For here, please
Burada yiyeceğim I'll eat it here
Bir espresso istiyorum I'd like an espresso
Bir maden suyu istiyorum I'd like a mineral water
Şimdilik bir tane kahve Just coffee for the moment
Bir bardak su getirebilir misiniz? Can you get me a glass of water?
Ne tür soslarınız var? What kind of dressings do you have?
Bifteğimi çok pişmiş istiyorum I'd like my steak well done
Biftek az pişmiş olsun I'd like my steak rare
Biftek orta pişsin I'd like my steak medium
Az pişmiş olabilir mi? Can I get it rare?
Biraz daha ekmek alabilir miyim lütfen? Could I have some more bread, please?
Bu et çok yağlı This meat is too fatty
Et çok sert The meat is too tough
Bu yemek taze değil This meal isn't fresh
Bu çorba soğuk This soup is cold
Yöneticiyle görüşebilir miyim? Could I speak to the manager, please?
Bunu yiyemedim. Paket yaparmısınız lüften? I couldn't eat this. Could you wrap it, please?
Geri kalanını götürmek istiyorum I'd like to take the rest
Hesabı alabilir miyim? Could I have the bill, please?
Hesap, lütfen Check, please?
Hesabı ayrı alın Seperate checks, please?
Hepsini birlikte alın All together
Size mi ödeyeceğiz, kasaya mı? Do I pay you or the cashier?
Fiş alabilir miyim lütfen? May I have a receipt, please?
Bir yanlışlık var gibi gözüküyor There seems to be a mistake
Bunun içinde bahşiş dahil mi? Does this include the tip?
Üstü kalsın Keep the change
Ellerimizi yıkayabileceğimiz bir yer var mı acaba? Is there somewhere we could wash our hands?
Ben açım I'm hungry
Açlıktan ölüyorum I'm starving
Öyle açım ki bir atı yiyebilirim I'm so hungry that I could eat a horse
Açlıktan ölüyorum I'm dying of hunger
Karnım zil çalıyor I'm famished
Ne zaman yiyoruz? When do we eat?
Yemekte neler var? What's for supper?
Ne yiyoruz? What are we having?
Akşam yemeği hazır Dinner is ready
Yemek zamanı It's time to eat
Dua edelim mi? Shall we say grace?
Tuzu uzatabilir misin, lütfen? Could you pass me the salt please?
Biraz peynir ister misin? Would you care for some cheese?
Biraz daha alabilir miyim? Could I have seconds, please?
Arkadaşlık making friends
Kardeş gibiyiz. We're like brothers.
O benim en yakın arkadaşım. He's my closest friend.
O benim en iyi arkadaşım. She's my best friend.
O benim bacım gibidir. She's like a sister to me.
En yakın arkadaşlarız. We're the closest friend.
Oldukça yakınız. We're pretty tight.
O değerli bir arkadaştır. He's a dear friendb.
Ne tip ama! What a character!
Ahmet türünün tek örneğidir. Ahmet is one of a kind.
Aynı hamurdan yoğrulmuşuz. We're cut from the same cloth.
Tıpatıp birbirimize benzeriz. We're like two peas in a pod.
Size katılabilir miyim? May I join you?
Size katılmamda bir sakınca var mı? Mind if I join you?
Bize katılmak ister misin? Care to join us?
Bu sandalye boş mu? Is this seat taken?
Size bir içki alıyım mı? Could I buy you a drink?
Ne içersiniz? What are you drinking?
Dans edermisiniz? Would you like to dance?
Bir sonraki dansı bana lütfeder misiniz? Could I have the next dance?
Burcunuz nedir? What's your sign?
Buraya sık sık gelir misiniz? Do you come here often?
Ateşiniz var mı? Do you have a light?
Sizi arabayla bırakayım mı? Need a lift?
Yolumuz aynı mı? Are you going my way?
Yolumuz aynı mı? Going my way?
Şimdiye kadar nerelerdeydiniz? Where have you been all my life?
Alışveriş shopping
Yardımcı olabilir miyim? May I help you?
Birşey bulmanıza yardım edebilir miyim? Can I help you find something?
Size birşey gösterebilir miyim? Can I show you with something?
Size bakan var mı? Are you being helped?
Yardımcı olabileceğim bir konu var mı? Is there anything I can help you with?
Bana ihtiyacınız olursa, ben civardayım If you need me, I'll be around
Eğer yardım gerekirse haberim olsun If I can help you, just let me know
Ne bakmıştınız? What are you interested in?
Belirli birşey mi arıyorsunuz? Are you looking for something in particular?
Aklınızda özel birşey var mı? Do you have something specific in mind?
Kaç beden istiyorsunuz? What size do you need?
Bedeninizi biliyor musunuz? Do you know what size you are?
O bu hafta indirimde That's on sale this week?
Tam sizin bedeninize uygun birşeyimiz var I've got just your size
Size bunu önerebilir miyim? Can I suggest this?
Bununla gidecek birşey ister misiniz? Do you need anything to go with that?
Üzerinizde güzel durdu That looks nice on you
Üzerinizde harika durdu That looks great on you
Tam sizin renginiz That's your colour
Sizi çok açtı This is you
Bunu nasıl ödemek isterdiniz? How would you like to pay for this?
Nakit mi, kredi kartı mı? Will that be cash or credit?
Bunun size göre olan bedeni yok We don't have that in your size
Bu renkte yok Whe don't have it in that colour
Ne zaman açıksınız? When are you open?
Ne zaman açıyorsunuz? When do you open?
Çalışma saatleriniz nelerdir? What are your hours?
Babam için birşey bakıyordum I'm looking for something for my father
Hediye olacak It's a gift
Bedenimi bilmiyorum I don't know his size
Bedenimi ölçebilir misiniz? Can you measure me?
Sağolun, sadece bakıyorum Thank you, I'm just looking
Sadece bir göz gezdiriyorum I'm just browsing
Kafamı toparlayamıyorum I can't make up my mind
Bu tişörtün sarısı var mı? Do you have this shirt in yellow?
Bu ayakkabının süeti var mı? Do you have these shoes in suede?
Daha uzuz birşeyiniz var mı? Have you got something less expensive?
Bu indirimde mi? It it on sale?
Buna uyacak bir tişörtünüz var mı? Do you have a tshirt to match this?
Elbise değiştirme kabini nerede? Where is the fitting room?
Bunu denemek istiyorum I'd like to try this on
Bu çok dar It's too tight
Bu çok geniş It's too loose
Bu biraz pahalı It's a little bit expensive
Bu biraz tuzlu It's a little pricey
Bunu benim için saklayabilir misiniz? Can you hold it for me?
Hediye paketi yapabilir misiniz? Can I get it giftwrapped?
Lütfen hediye paketi yapabilir misiniz? Would you please giftwrap that?
Kaç lira? How much is it?
Fiyatı ne kadar? How much does it cost?
seyahat travel
UÇAK PLANE
Aktarma yapmam gerekecek mi? Do I have to change planes?
Direk uçuş mu? Is it direct?
Yanıma ne kadar el bagajı alabilirim? How many items of carryon luggage are permitted?
Ne kadar bagaj alabilirim? How much luggage can I carry on?
İki sefer arasında bekleme var mı? Is there a layover?
Bekleme süresi ne kadar? How long is the layover?
Ankara'da aktarma bir saat sürecek There is a onehour layover in Ankara
Bir sonraki uçuş ne zaman? When does the next flight leave?
Hareket saati ne zaman? What's the departure time?
Uçak buraya ne zaman varır? When does the plane get here?
Varış ne zaman? What's the arrvial time?
Ne zaman aktarma yapacağım? When will I make my connection?
Uçuşumu iptal etmek zorundayım I have to cancel my flight
Bagajımı kaybettim I lost my luggage
Bagajım kayıp My luggage is missing
Uçuş iptal edildi The flight has been delayed
Uçuş M2 kapısına yönlendirildi The flight has been moved to gate M2
Uçakta koltuk sayısından fazla yolcu var The flight is overbooked
Biniş kartınızı görebilir miyim? May I see your boarding pass?
GÜMRÜK CUSTOMS
Yanınızda ülkeye birşey sokuyor musunuz? Are you bringing anything into the country with you?
Ülkeye ne kadar para getiriyorsunuz? How much currency are you bringing into the country?
Gümrüğe tabi birşeyiniz var mı? Do you have anything to declare?
Pasaportunuzu görebilir miyim? May I see your passport?
Vizeniz var mı? Do you have your visa?
Lütfen çantalarınızı masanın üstüne koyun Please place your suitcases on the table
Cüzdanınızı incelememiz gerekiyor We should examine your purse
Seyahatinizin içeriği nedir? What's the nature of your trip?
Ziyaretinizin amacı nedir? What's the purpose of your visit?
Ne kadar kalmayı planlıyorsunuz? How long do you plan on staying?
DEMİRYOLU RAILWAY
Direk mi? Is it direct?
Mola var mı? Is there a layover?
Yemekli vagon var mı? Is there a dining car?
Tren zamanında hareket edecek mi? Is the train on time?
Varış ne zaman? What's the arrival time?
Boş yer var mı? Are there seats available?
Kapılardan uzak durun! Stand clear of the doors
Lütfen kapıların yanından uzaklaşın Please move away from the doors
Lütfen kondüktör gelmeden biletlerinizi hazırlayın Please have your tickets ready for the conductor
Bu koltuk boş mu acaba? Is this seat occupied?
Camı aralayabilir misiniz lütfen? Can you crack the window, please?
Son durağa kaç durak kaldı? How many stops are there before we reach the end of the line?
Bir sonraki durak ne zaman? When is the next stop?
OTOBÜS BUS
Direk mi? Is it direct?
Mola var mı Is there a layover?
Yemek molası verilecek mi? Do we stop for the meals?
Bagajımı emanete bırakabilir miyim? Can I check my baggage through?
Önceden yer rezervasyonu yapabilir miyim? Can I reserve a seat in advance?
Otobüs zamanında hareket edecek mi? Is the bus on time?
Burada kimse oturuyor mu? Is anyone sitting here?
Ücret ne kadar? What is the fare?
Bir transfer bileti alabilir miyim? Could I have a transfer, please?
Bu otobüs şehir merkezine gidiyor mu acaba? Does this bus go to downtown?
Bu otobüs nereye kadar gidiyor? How far does this bus go?
Aksaraya geldiğimizde bana haber verebilir misiniz? Could you let me know when we get to Aksaray?
İneceğim yeri bana söyleyebilir misiniz? Can you tell me where to get off?
Arkaya ilerleyin, lütfen? Move to the rear, please?
TAKSİ TAXI
Nereye? Where to?
Nereye abi? Where to, buddy?
Nereye bayan? Where to, lady?
Şu an çalışmıyorum? I am not on duty
Sigara içmemin bir sakıncası var mı? Mind if I smoke?
Şu an trafik çok kötü. Havaalanına gidemem It's rush hour. I can't go to the airport now.
Havaalanına gidiyoruz, lütfen çok acele edin! To the airport and please be quick!
Tren istasyonuna çek ve acele et! The train station and make it quick!
Yavaşla! Slow down!
Acele etmemize gerek yok There is no need to hurry
Lütfen aracı emniyetli bir şekilde sür Please drive safely
Sigara içiliyor mu? Is smoking allowed?
Sigaraya karşı alerjim var I'm allergic to smoke
Yirmi dolar bozuğun var mı? Do you have change for twenty?
Üstü kalsın Keep the change!
Fiş istiyorum I want a receipt
Dikkat et! Watch out!
Dikkatli ol! Look out!
Çıkışı kaçırdık We've missed the exit
Kaybolduk We're lost
barınma accommodation
Bir oda rica edecektim? I need a room please?
Tek yataklı bir oda istiyorum. I need a room with a single bed.
Çift kişilik bir oda istiyorum. I need a room with a double bed.
Tek kişilik odanız var mı? Do you have any singles?
Boş yeriniz var mı? Do you have any vacancies?
Çift kişilik bir oda lütfen? A double, please?
Banyolu bir oda lütfen A room with a bath, please.
Bir oda ayırabilir miyim? Can I reserve a room?
Bir oda ayırabilir miyim? Can I book a room?
Rezervasyon yaptırmıştım. I have a reservation.
İki kişilik bir oda lütfen. Double occupancy, please.
İki ayrı yataklı bir oda istiyorum. I need a room with two single beds.
İki kişilik yataklı bir oda istiyorum. I need a room with a double bed.
Bebek için bir karyola istiyoruz. We will need a crib for the baby.
Yüzme havuzu manzaralı bir oda istermiydiniz? Would you like a room with a view of the swimming pool?
Sigara içilmeyen bir oda ister miydiniz? Would you prefer a nonsmoking room?
Ön tarafa bakan bir oda istiyorum. I'd like a room at the front.
Arka tarafta bir oda istiyorum. I'd like a room at the rear.
Deniz manzaralı bir oda istiyorum. I'd like a room with a view of the sea.
Haftalık bir oda istiyorum. I'd like a room for the week.
Uyandırma servisi istiyorum. I'd like a wakeup call, please.
Buz makinesi nerede? Where is the icemachine?
Havuzunuz var mı? Do you have a pool?
Ücretler nasıl? What are the rates?
Lokanta var mı? Is there a restaurant?
Evcil hayvanlar kabul ediliyor mu? Are pets allowed?
Odayı ne zaman boşaltırsınız? When's the checkout?
Ayrılmak istiyorum. I need to check out.
Makbuz rica edebilir miyim? I'd like a receipt.
eğitim education
Ders çalışmam lazım. I have to study.
Yarın ara sınavım var. I have got a midterm tomorrow.
Yarın büyük bir sınavım var.. I have got a big test tomorrow.
Bunu tekrar açıklayabilir misiniz? Could you explain that again?
Hala anlamıyorum. I still don't understand.
İngilizce konuşmanızı anlamıyorum. I don't understand your English.
Genel sınav ne zaman? When's the final exam?
Ara sınav ne zaman? When is the midterm?
Sınavda neler çıkacak? What will the test cover?
Testte neler sorulacak? What's on the test?
Kaç aldığımı söyleyebilir misiniz? Can you tell me what grade I'm getting?
Not ortalaması nasıl? What's the grading curve?
Sizinle notum hakkında konuşabilir miyim? Can I talk to you about my grade?
Ödevimizi ne zaman teslim etmemiz gerekiyor? When will we have to turn our homework?
Yoklama olacak mı? Will there be a quiz?
Hangi kitaplar gerekiyor? What text are required?
Çocuğuma ödevle ilgili nasıl yardımcı olabilirim? How can I help my kid with the homework?
Ödevleri yaparken çok zorlanıyor. She's having a hard time with the homework.
Sağlık health
Çok sağlıklı görünüyor. She looks like a million bucks.
Kendimi çok iyi hissediyorum. I feel like a million dollars.
Kendimi çok zinde hissediyorum. I'm fresh as daisy.
Sağlık durumu çok iyi He's healthy as a horse.
Turp gibisin. You are fit as a fiddle.
Yorgun gözüyüyor. She looks tired.
Berbat görünüyorsun. You look like a hell.
Pasaklı görünüyor. He's a sight.
Çok paspal görünüyorsun. You look like you've been to hell and back.
İyi misin? Are you all right.?
Kendini iyi hissediyor musun? Do you feel all right?
Heyecanlı görünüyorsun. You look flushed.
Solgun görünüyorsun. You look pale.
Hayalet gibi görünüyorsun. You are white as a ghost.
Köpeklere alerjim var. I am allergic to dogs.
Çiçektozlarına alerjim var. I am allergic to polen.
Saman nezlem var. I have hayfever.
Burnum tıkalı. My nose is stuffed up.
Nefes alamıyorum. I can't breathe.
Çok yaşa Bless you.
Gözlerim şişmiş. My eyes are puffy.
Hastayım. I am sick.
Çok fena hastayım. I am sick as a dog.
Kendimi çok berbat bir halde hissediyorum. I feel terrible.
Midem bulanıyor. I feel sick to my stomach.
Midem bulanıyor. I feel nauseous.
Başım ağrıyor. I have a headache.
Migrenim var. I have a migraine.
Başım çok fena dönüyor. I am so dizzy.
Biraz şekerleme yapmam lazım. I need a nap.
Başım zonkluyor. My head is pounding.
Bulaşıcı mı? Is it caching?
Dokunduğumda acıyor mu? Does it hurt when I touch?
Ne zamandır bu şikayetiniz var? How long have you had this problem?
Sırtımda bir ağrı var. I have a pain in my back.
Bileğim şiş. My ankle is swollen.
Kan kaybediyorum. I am bleeding.
Kendimi güçsüz hissediyorum. I feel weak.
Yemekten sonra ağrıyor. It hurst after I eat.
Kusuyorum. I have been throwing up.
Kusuyorum. I lose my dinner.
Çok uykusuzum. I am really sleepy.
Para money
Kredi için başvurmak istiyorum. I'd like to apply for a loan.
Evimi ipotek ettirmek istiyorum. I'd like to mortgage my home.
Değişken faiz oranlı ipotek istiyorum. I'd like a variable interest rate mortgage.
Balon kredileriniz var mı? Do you provide balloon loans.
Tasarruf hesabı açtırmak istiyorum. I'd like to open a savings account.
Tasarruf hesabı kapatmak istiyorum. I'd like close out my savings account.
Yatırım belgesi almak istiyorum. I'd like to purchase a certificate of deposit.
Bankamatik nerede? Where is teh automatic teller machine?
PIN numaranızı buraya girin. Press your PIN number here.
Kişisel kimlik numaranızı girin. Enter your personal identification number.
Onluk ve yirmilik olsun lütfen. Tens and twenties please.
Bir çek bozdurmak istiyordum. I'd like to cash a check.
Mevduat yaptırmak istiyorum. I'd like to make a deposit.
Tasarruf hesabıma para havale etmek istiyorum. I'd like to transfer money into my savings account.
Para çekmek istiyorum. I'd like to make withdrawal.
Faiz oranları nedir? What is the interest rate?
Biraz döviz almak istiyorum. I'd like to buy some foreign currency.
Posta yoluyla işlem yapabilir miyim? Do you have bank by mail?
Bana yeni bir banka kartı verir misiniz? Can you give me a new banking card?
Biraz bozuk paraya ihtiyacım var. I need some change.
25 centlik bozuk para istiyorum. I need a roll of quarters.
Hesabınızdaki miktardan daha fazla para çekmişsiniz. You are overdrawn.
business
BAŞVURU FORMLARINDA
İsim Name
Telefon Phone
Adres Address
Önceki iş Preious occupation
Gelir düzeyi Income level
Cinsiyet Sex
Cinsiyet Gender
Din Religion
Doğum tarihi DOB
Doğum yeri Place of birth
Sosyal güvenlik numarası SSN
Medeni durum Marital status
Hesap numarası Account number
Irk Race
Etnik grup Ethnic gruop
Yaş Age
Maaş ne kadar What is the salary
Tam gün mü yoksa yarım gün mü? Is it part time or full time?
Yan ödemeler nasıl? What are the benefits?
Çalışma saatleri nelerdir? What are the hours?
Ne gibi özellikleriniz var? What are your qualification?
Dereceniz nedir? What is your degree in?
Özgeçmişinize bakabilir miyim? May I see your resume?
Son işinizden niye ayrıldınız? Why did you leave your last job?
Bir şikayette bulunmak istiyorum. I'd like to file a complaint.
İşle ilgili herşeyi biliyorum. I know the work from A to Z.
Bu benim iş tanımımın içinde yer almıyor. It is not in my job description.
Telefonda on the telephone
Alo Hello
Michael'in evi Michael residence
Ben John Black This is John Black.
Ben Mary, yardımcı olabilir miyim? Mary, may I help you.
Ben Mary Mary speaking.
Kiminle konuşmak isterdiniz? Who do you want to talk to?
Kiminle konuşmak istiyorsunuz? Who do you want to speak with?
Ona kimin aradığını söyleyebilir miyim? May I tell her who is calling?
Kim arıyor diyeyim? Whom shall I say is calling?
Onu çağırayım. Let me page her.
Bir saniye, hatta başka biri var. Just a second, I have another call.
Bir saniye bekleyin. Hang on a moment.
Bir saniye bekleyin. Hung on a second.
Kiminle konuşmayı bekliyordunuz? For whom are you holding?
Size yardım ediliyor mu? Are you being helped?
Şu an burada değil, tekrar aramak ister miydiniz? He is not in, would you like to call back?
Burada değil. Not alabilir miyim? He isn't available. Can I take a message?
Not alabilir miyim? Could I take a message?
Kapatmam lazım I really have to go now.
Seni daha sonra arayabilir miyim? Can I call you back?
Konuşmaya daha sonra devam edebilir miyiz? Can we continue this later?
New York'un bölge kodu nedir? What is the area code for New York?
Bu numaraya bağlanamıyorum. I can't get through this number.
Bu telefon çalışmıyor. This telephone is out of order.
Hatlarda bir problem var. There is a probelem with the lines.
Numara meşgul The number is busy.
Numaraya şu an ulaşılamıyor. The number can't be reached at the moment.
Günlük konuşmalar Daily Expressions
Haydi!, çabuk. Come along.
Şimdilik bu kadar. That's all for now.
Mola, teneffüs. break
to finish; bitmek, sona ermek. to be over
Teneffüs, mola sona erdi. The break is over.
Çay molası. tea break
Kahve molası. coffee break
Haydi bir çay molası verelim. Let's have a tea break.
Bunun benimle bir alakası yok. This has nothing to do with me
Yazıklar olsun ona! So much the worse for him!
Hiç fark etmez. It doesn't make any difference
Zararı yok, fark etmez. It doesn't matter
Önemi yok. It's of no consequences
Başla! Devam et! Get on with it!
Böylesi en hayırlıdır. It's for the best.
Bu olabileceğin en kötüsüdür. That's the worst of it!
Öyle görünüyor. So it seems.
Elden birşey gelmez. It can't be helped.
Beklenirdi. It was to be expected.
Azar işiteceksin! You will be 'for it!
Sanırım I think.
Eminim I'm sure.
Ondan eminim I'm sure of it.
Aşağı yukarı More or less.
Daha iyi ya! İsabet! So much the better!
Keyifsiz görünüyorsunuz. You seem to be out of sorts.
Kolay gelsin. Aldırma! Boş ver! Take it easy.
Mesele o değil. It is not a question of that.
Siz kendi işinize bakın. Mind your own business.
Sizin üstünüze vazife değil,sizi alakadar etmez. It's none of your business.
Ne var?, Ne oldu? What is the matter?
Neyiniz var? What is the matter with you?
Haydi!, çabuk! Come along.
falan, filan, filanca, falanca so and so
Sizi çok özleyeceğim. I'll miss you very much.
9.30 otobüsünü kaçırdım. I missed the 9.30 bus.
Aşağı yukarı so so
Bazan, arasıra off and on
Dilimin ucunda It is on the tip of my tongue.
O çok üzgün, çok kederli. He feels quite down in his mouth.
Bu durumda In this case
Güya So called
Bildiğime göre As far as I know,
Bence As for me
Ne zaman olsa, ne zaman isterseniz Any time
Zaman zaman Time after time
Ara sıra Now and then
Fırsat buldukça Occasionally
İkide bir Frequently
Çok nadir Very seldom
Eskiden Once upon a time
Bu günlerde Formerly
Son zamanlarda Nowadays
Son birkaç gün içerisinde Recently
Bundan sonra In the last few days
Kısa zamanda From now on
Bir müddet Within a little while
Az sonra For a while
Günün birinde, elbet bir gün After a while
Bir zamanlar Some day
Aferin! Well done!
Bravo! Bravo!
O tir tir titriyor. He is all of a tremble.
Şuna gidip bir bakayım. I'll go and see about it.
Onunla teması kaybettim. I lost touch with him.
Dilimin ucunda. It is on the tip of my tongue.
Mary yine pot kırdı. Mary has put her foot in it again.
Bill soğukkanlılığını hiç kaybetmez. Bill never loses his head.
Hırsız suçüstü yakalandı. The thief was caught in the act.
O ne yapacağını bilmiyorne yapacağını şaşırmış. He is at a loss.
Talihiniz varmış. You were in luck.
Yazık. It's a pity.
İnanılmayacak kadar iyi. It is too good to be true.
O hiçbir işe yaramaz. It is good for nothing.
Jack tabanları yağladı. Jack took to his neels.
Zor kurtulduk. We had a narrow escape.
Mark meteliğe kurşun atıyor, meteliksiz. Mark is stony broke.
Bill beni 20 dakika bekletti. Bill kept me waiting for 20 minutes.
Mary daima olayları büyütür/habbeyi kubbe yapar. Mary always makes a mountain out of a molehill.
Kimse onu kesin olarak bilmiyor. Nobody knows it for sure.
Bildiğim kadarıyla. As far as I know.
İşim bitti. Şimdi çıkabiliriz. My work is over. We can go out now.
Yapılacak bir şey yok. There is nothing to be done.
Bundan bana ne? What is that to me?
Başı dertten hiç kurtulmaz. He leads a dog's life.
İlaç size iyi geldi mi? Did the medicine do you any good?
Benimle alay mı ediyorsun? Are you making fun of me?
Ne ima etmek istiyorsunuz? What are you hinding it?
Bu işi bitirmeye karar verdim. I made up my mind to finish this work.
Jack Türk Kebabını çok sever. Jack has a great liking for Turkish Kebaps.
Bu zevkinize göre mi? Is this your liking?
Ağlamamak elimde değil,ağlamamaktan kendimi alamıyorum. I can't help crying.
Her iki günde bir. Every other day.
Acelem var. I am in a hurry.
Buna ne dersiniz? What do you say about it?
Kulaklarıma inanamıyorum. I can't believe my ears.
Zor kurtulduk. We had a narrow escape.
Geçen hafta tatilde idim. I was away on holiday last week..
Orada olmadığınıza üzüldüm. I am sorry you weren't there.
Oraya gitmen bir saat sürer. It takes you one hour to go there.
Ona hiç şüphe yok. There is no doubt about it.
Mary muhakkak gelir. Mary will come for certain.
Bana göre hava hoş. It is the same to me.
Jack yüksekten atıp tutmasını sever. Jack likes to talk big.
Şimdi ödeştik. Now we are quits.
Kıt kanaat geçiniyoruz. We eke out a living.
Kathy her işe karışmak ister. Kathy likes to have a finger in every pie.
Kestirmeden gitseniz daha iyi olur. You'd better take a shortcut.
Bob, adama bir kaşık suda boğacakmış gibi baktı . Bob looked daggers at the man.
Buna katlanman gerekecek. You will have to put up with it.
Gelmekte gecikmeyecekler. They will not be long in arriving.
Meslekler Jobs
butcher aktör actor
aktrist actress
arkeolog archaeologist
asker soldier
aşçı cook
avukat lawyer
bahçıvan gardener
bakkal grocer
balıkçı fisherman
balık satan fishmonger
banka memuru bank offical
barmen barman
berber barber
bilim adamı scientist
camcı glazier
cerrah surgeon
çevirmen translator
çiçekçi florist
çiftçi farmer
çilingir locksmith
dansçı dancer
dekoratör decorator
denizci sailor
diş hekimi dentist
doktor doctor
eczacı chemist
ekonomist economist
elektirikçi electrican
emekli retired
emlakçı real estate agent
ev hanımı house wife
futbolcu football player
fırıncı baker
fotoğrafçı photographer
bayan garson waitress
bay garson waiter
gazete bayii newsagent
gazeteci journalist
grafiker graphic designer
gümrük görevlisi customs officer
hakem referee
hakim judge
hamal porter
hemşire nurse
heykeltıraş sculptor
hizmetçi servant
hostes hostess
iş adamı businessman
işçi worker
itfaiyeci fireman
jokey jockey
kameraman cameraman
kapıcı door keeper
kaptan captain
kasap meat cashier
kuaför hairdresser
kuyumcu jeweller
kütüphaneci librarian
madenci miner
manav greengrocer
manken model
marangoz carpenter
madbaacı printer
memur civil servant
mimar architect
mobilyacı furniture maker
modacı fashion designer
muhabir reporter
muhasebeci accountant
müfettiş inspector
mühendis engineer
müzisyen musician
noter notary
öğretmen teacher
papaz priest
pilot pilot
polis police
politikacı politician
postacı postman
programcı programmer
psikolog psychologist
rehper guide
reklamcı advertisar
resepsiyon receptionist
ressam painter
saatçi watchseller
saat tamircisi watch repairer
sanatçı artist
sanayici industrialist
savcı prosecutor
sekreter secretary
sendikacı trade unionist
sigortacı insurer
sipiker announcer
sporcu sportsman
su tesisatçısı plumber
şair poet
şarkıcı singer
şoför driver
tamirci mechanic
teknisyen technician
terzi tailor
tezgahtar shop assistant
tüccar merchant
veteriner veterinary
veznedar treasurer
yayımcı publisher
yazar author,writer kasiyer
Created by: Turkish
Popular Turkish sets

 

 



Voices

Use these flashcards to help memorize information. Look at the large card and try to recall what is on the other side. Then click the card to flip it. If you knew the answer, click the green Know box. Otherwise, click the red Don't know box.

When you've placed seven or more cards in the Don't know box, click "retry" to try those cards again.

If you've accidentally put the card in the wrong box, just click on the card to take it out of the box.

You can also use your keyboard to move the cards as follows:

If you are logged in to your account, this website will remember which cards you know and don't know so that they are in the same box the next time you log in.

When you need a break, try one of the other activities listed below the flashcards like Matching, Snowman, or Hungry Bug. Although it may feel like you're playing a game, your brain is still making more connections with the information to help you out.

To see how well you know the information, try the Quiz or Test activity.

Pass complete!
"Know" box contains:
Time elapsed:
Retries:
restart all cards