Türkçe'de «Ali'nin öğretmeni, çiftçinin evi, çocuğun kedisi, doktorun
evi» gibi bir ismin başka bir isme ait olduğunu gösteren birleşimlere isim
tamlaması denir. Dikkat edilirse, Türkçe'de isim tamlaması ilk ismin sonu
ismin bulunduğu hale in-hali denir.Şimdi Almanca isimlerin in-halinde nasıl bir değişikliğe uğradıklarını
inceleyelim.
Artikeli der olan bir ismin artikeli des [des] şekline konur ve ismin
sonuna da -s veya -es takısı eklenir.
der Mann
adam
des Mannes
adamın
der Arzt
doktor
des Arztes
doktorun
der Freund
arkadaş
des Freundes
arkadaşın
der Bruder
birader
des Bruders
biraderin
Artikeli das olan isimlerin artikeli in-halinde gene des şeklini alır ve
ismin sonuna da bir -s veya -es eklenir.
Artikeli das olan isimlerin artikeli in-halinde gene des şeklini alır ve
ismin sonuna da bir -s veya -es eklenir.
das Mädchen,
kız
des Mädchens
kızın
das Buch
kitap
des Buches
kitabm
d a s Haus
ev
des Hauses
evin
das Kind
çocuk
des Kindes
çocuğun
das Auto
otomobil
des Autos
otomobilin
Yukarıdaki örneklerde ismin sonuna bazen -s, bazen de -es eklendiği
ni gördünüz. Bu -s ve -es takılarından hangisinin kullanılacağı ismin hece
sayısına bakılarak bulunur. İsim tek heceliyse sona -es takısı,iki veya da
ha çok heceliyse -s takısı eklenir.Örneğin,der Mann;der Arzt,dasBuch,das Kindisimleri tek heceli oldukları için in-halinde sonlarına-es gelmiş
tir. Buna karşılık der Bruder, das Mädchen isimleri iki heceli oldukları için
sonlarına -s takısı almışlardır
Artikeli die olan bir isim, önündeki die artikeli der şekline getirilerek
in-haline sokulur. İsmin sonuna hiçbir takı eklenmez.
Artikeli die olan bir isim, önündeki die artikeli der şekline getirilerek
in-haline sokulur. İsmin sonuna hiçbir takı eklenmez.
die Frau
kadm
der Frau
kadının
die Tür
kapı
der Tür
kapının
die Lehrerin
bayan öğretmen
der Lehrerin
bayan öğretmenin
die Freundin
kız arkadaş
der Freundin
kız arkadaşın
die Mutter
anne
der Mutter
annenin
Çoğul isimler de aynı, artikeli die olan isimler gibi in-haline sokulur.
Çoğul isimlerin önünde die artikelinin bulunduğunu biliyoruz. Bu die ar
tikeli in-halinde der şekline girer ve ismin sonuna hiçbir takı gelmez.
Çoğul isimler de aynı, artikeli die olan isimler gibi in-haline sokulur.
Çoğul isimlerin önünde die artikelinin bulunduğunu biliyoruz. Bu die ar
tikeli in-halinde der şekline girer ve ismin sonuna hiçbir takı gelmez.
die Stühle
sandalyeler
der Stühle
sandalyelerin
die Bilder
resimler
der Bilder
resimlerin
die Männer
adamlar
der Männer
adamların
die Schülerinnen
kız öğrenciler
der Schülerinnen
kız öğrencilerin
die Soldaten
askerler
der Soldaten
askerlerin
Bir isim tamlamasının Türkçesiyle Almancası arasında çok önemli
bir fark vardır. Türkçe bir tamlamada ilk yerde bulunan isim bunun Al-
mancasmda ikinci yerde bulunur. Örneğin, «çocuğun şapkası» tamlama
sının Almancası
der Hut des Kindes
şeklindedir. Bu kelimesi kelimesine Türkçeye «şapka (sı) çocuğun» şeklin
de çevrilir. Görülüyor ki Türkçe'de birinci yerde bulunan «çocuğun» keli
mesi Almanca'da ikinci yerde, Türkçe'de ikinci gelen «şapkası» kelimsiyle
Almanca'da birinci yerde bulunmaktadır.
der Hut des Kindes
das Buch des Lehrers
öğretmenin kitabı
das Buch des Kindes
çocuğun kitabı
das Buch der Schülerin
kız öğrencinin kitabı
die Bücher der Freunde
arkadaşların kitapları
das Buch des Lehrers
das Buch des Kindes
das Buch der Schülerin
die Bücher der Freunde
öğretmenin kitabı
çocuğun kitabı
kız öğrencinin kitabı
arkadaşların kitapları
Die Mappe gehört dem Vater.
Çanta babaya aittir.
Das ist die Mappe des Vater
Bu babanın çantasıdır.
Die Mappe gehört dem Mädchen.
Çanta kiza aittir.
Das ist die Mappe des Mädchens.
Bu kızın çantasıdır.
Die Mappe gehört der Mutter.
Çanta anneye aittir.
Das ist die Mappe der Mutter.
Bu annenin çantasıdır.
Die Mappen gehören den Lehrern.
Çantalar öğretmenlere aittir.
Das sind die Mappen der Lehrer.
Bunlar öğretmenlerin çantalarıdır.
Das Haus gehört dem Arzt.
Ev doktora aittir.
Das ist das Haus des Arztes.
Bu doktorun evidir.
Das Auto gehört dem Mann.
Otomobil adama aittir.
Das ist das Auto des Mannes
Bu adamın otomobilidir.
Das Boot gehört dem Fischer,
Sandal balıkçıya aittir.
Das ist das Boot des Fischers.
Bu balıkçının sandalıdır.
Die Bälle gehören den Kindern.
Toplar çocuklara aittir.
Das sind die Bälle der Kinder.
Bunlar çocukların toplarıdır.
Die Traktoren gehören den Bauern.
Traktörler çiftçilere aittir.
Das sind die Traktoren der Bauern.
Bunlar çiftçilerin traktörleridir.
Die Zeitung gehört dem Bruder.
Gazete biradere aittir.
Die Bleistifte gehören den Schülern.
Kalemler öğrencilere aittir.
Das sind die Bleistifte der Schüler.
Bunlar öğrencilerin kalemleridir.
Das Kleid gehört der Frau.
Elbise kadına aittir.
Das ist das Kleid der Frau.
Bu kadının elbisesidir.
Die Katze gehört der Schwester.
Kedi kızkardeşe aittir.
Das ist die Katze der Schwester.
Bu kızkardesin kedisidir.
Das ist der Freund des Bruders.
Bu biraderin arkadaşıdır.
Das ist der Hut des Vaters.
Bu babanın şapkasıdır.
Das ist Hasan Beys Haus.
Bu Hasan Beyin evidir.
Das ist der Sohn der Lehrerin.
Bu öğretmenin oğludur.
Das ist die Schwester der Mutter.
Bu annenin kızkardeşidir.
Das ist der Garten des Vaters.
Bu babanm bahçesidir.
Das sind die Bilder der Freunde.
Bunlar arkadaşların resimleridir.
Das ist das Zimmer des Arztes.
Bu doktorun odasıdır.
Das ist die Blume der Schwester.
Bu kızkardeşin çiçeğidir.
Das ist der Brief des Sohnes.
Bu oğlun mektubudur.
Das ist der Ball der Klasse.
Bu sınıfin topudur.
Das ist der Laden des Vaters.
Bu babanın dükkânıdır.
Das ist der Hut des Lehrers.
Bu öğretmenin şapkasıdır.
Das ist die Tür der Schule.
Bu okulun kapısıdır.
Das sind die Gläser der Mutter.
Bunlar annenin bardaklarıdır.
Das sind die Fenster des Hauses.
Bunlar evin pencereleridir.
Das sind die Mappen der Tochter.
Bunlar kız evlâdın çantalarıdır.
Das ist der Hut des Gastes.
Bu misafirin şapkasıdır.
Das ist der Bruder des Kindes.
Bu çocuğun biraderidir.
Das ist das Wohnzimmer der Familie.
Bu ailenin oturma odasıdır.
Das sind die Gärten der Häuser.
Bunlar evlerin bahçeleridir.
Das ist der Bruder des Fischers.
Bu balıkçının biraderidir.
Das ist der Stuhl des Lehrers.
Bu öğretmenin sandalyesidir.
Das ist die Uhr der Tochter.
Bu kız evlâdın saatidir.
Das ist das Bild des Kindes.
Bu çocuğun resmidir.
Das sind die Gabeln der Mutter
Bunlar annenin çatallarıdır.
Das sind die Tore des Gartens.
Bunlar bahçenin kapılardır.
Das ist die Schule der Tochter.
Bu kız evlâdın okuludur.
Das sind die Blumen des Mädchens.
Bunlar kızın çiçekleridir.
Das ist die Hausaufgabe des Schülers.
Bu öğrencinin ev ödevidir.
Das Buch des Schülers ist schön.
Öğrencinin kitabı güzeldir.
Das Haus des Arztes ist gross.
Doktorun evi büyüktür.
Das Auto des Vaters fährt schnell.
Babanın otomobili hızlı gidiyor.
Die Mappe des Kindes ist alt.
Çocuğun çantası eskidir.
Die Schule des Sohnes ist gross.
Oğlun okulu büyüktür.
Der Stuhl des Lehrers ist neben
dem Tisch.
Öğretmenin sandalyesi masanın
yanındadır.
Der Ball der Klasse ist in dem
Schrank.
Sınıfın topu dolaptadır.
Der Freund des Bruders sitzt
neben dem Vater.
Biraderin arkadaşı babanın yanın
da oturuyor.
Der Sohn der Lehrerin ist fleissig.
Öğretmenin oğlu çalışkandır.
Die Schwester der Mutter ist eine Lehrerin.
Annenin kızkardeşi bir öğretmendir.
Die Bilder des Kindes hängen an der Wand.
Çocuğun resimleri duvarda asılı duruyorlar.
Die Blumen des Mädchens sind in der Vase.
Kızın çiçekleri vazodadır.
Der Laden des Vaters ist neben der Schule.
Babanın dükkânı okulun yanındadır.
Das Zimmer der Kinder ist neben dem Wohnzimmer.
Çocukların odası oturma odasının yanındadır.
Die Äpfel des Kindes sind in dem Korb.
Çocuğun elmaları sepettedir.
Die Schule des Mädchens ist dort.
Kızın okulu oradadır.
Şimdiye kadar fiilin cümlede genellikle ikinci yerde bulunduğunu gör
dük. Yukarıdaki örneklerde ise fiil üçüncü yerde bulunmaktadır. Çünkü bu
cümlelerde özne bir isim tamlamasından meydana gelmektedir.
Fiili ikinci
yere getirmek için isim tamlamasını meydana getiren iki isim birbirinden
ayrılamaz, ikisi de yanyana bulunmalıdır.
Die Suppe des Kindes ist heiss.
Çocuğun çorbası sıcaktır.
Das Kleid der Mutter ist rot.
Annenin elbisesi kırmızıdır.
WESSEN
«Kimin» anlamına gelen wessen [vessen] soru kelimesinin kullanılışı
çok basittir. Wessen'den sonra hemen kime ait olduğu sorulan eşya veya
şahsı gösteren isim gelir. Üçüncü yerde ise bir fiil bulunur.
WESSEN
«Kimin» anlamına gelen wessen [vessen] soru kelimesinin kullanılışı
çok basittir. Wessen'den sonra hemen kime ait olduğu sorulan eşya veya
şahsı gösteren isim gelir. Üçüncü yerde ise bir fiil bulunur.
Wessen Buch?
Wessen Buch ist das?
Wessen Bleistift ist d a s ?
Wessen Ball ist das?
Wessen Mappe ist d a s ?
Kimin kitabı?
Bu kimin kitabıdır?
Bu kimin kalemidir?
Bu kimin topudur?
Bu kimin çan tasıdır?
Wessen Haus ist gross?
Wessen Tochter ist eine Schülerin?
Wessen Mutter arbeitet in der
Küche?
Kimin evi büyüktür?
Kimin kızı bir öğrencidir?
Kimin annesi mutfakta çalışıyor?
Wessen Buch?
Kimin kitabı?
Wessen Buch ist das?
Bu kimin kitabıdır?
Wessen Bleistift ist d a s ?
Bu kimin kalemidir?
Wessen Ball ist das?
Bu kimin topudur?
Wessen Mappe ist d a s ?
Bu kimin çan tasıdır?
Wessen Haus ist gross?
Kimin evi büyüktür?
Wessen Tochter ist eine Schülerin?
Kimin kızı bir öğrencidir?
Wessen Mutter arbeitet in der
Küche?
Kimin annesi mutfakta çalışıyor?
Wessen Auto fährt schnell?
Kimin otomobili hızlı gidiyor?
Das Auto des Vaters fährt schnell.
Babanın otomobili hızlı gidiyor.
Wessen Brief liest die Mutter?
Anne kimin mektubunu okuyor?
Die Mutter liest den Brief des
Sohnes.
Anne oğlun mektubunu okuyor.
Wessen Uhr ist klein?
Kimin saati küçüktür?
Die Uhr der Schwester ist klein.
Kızkardeşin saati küçüktür.
Wessen Mappe trägt der Schüler?
Öğrenci kimin çantasını taşıyor?
Der Schüler trägt die Mappe des
Lehrers.
Öğrenci öğretmenin çantasını taşıyor.
Wessen Katze schläft unter dem
Tisch?
Kimin kedisi masanın altında
uyuyor?
Die Katze des Mädchens schläft
unter dem Tisch.
Kızın kedisi masanın altında uyuyor.
Wessen Auto steht vor dem
Garten ?
Kimin otomobili bahçenin önünde
duruyor ?
Das Auto des Arztes steht vor dem
Garten.
Doktorun otomobili bahçenin önünde
duruyor.
Wessen Laden ist neben der
Schule?
Kimin dükkânı okulun yanındadır?
Der Laden des Mannes ist neben
der Schule.
Adamın dükkânı okulun yanındadır.
Was der Deutsche Sagt Wie der Deutsche Spricht
bitte
Almanca'da emir cümlelerine ekseriya «lütfen» anlamına gelen bitte
kelimesi eklenir.
Öffnen Sie die Tür, bitte!
Lütfen kapıyı açınız!
Legen Sie das Buch auf den Tisch, bitte!
Lütfen kitabı masanın üstüne koyunuz!
Nehmen Sie diese Blumen, bitte!
Lütfen bu çiçekleri alınız!
Kommen Sie, bitte!
Lütfen geliniz!
Schliessen Sie die Fenster, bitte!
Lütfen pencereleri kapayınız!
Gehen Sie dorthin, bitte!
Lütfen oraya gidiniz!
Schreibt diese Übungen, bitte!
Lütfen bu çalıştırmaları yazın!
Sprecht nicht, bitte!
Lütfen konuşmayın!
Bitte kelimesi cümlenin sonuna geldiği gibi emrin başında da buluna
bilir, böylece «lütfen» kelimesinin üzerinde daha fazla durulduğu anlatılır.
Bitte kelimesi cümlenin sonuna geldiği gibi emrin başında da buluna
bilir, böylece «lütfen» kelimesinin üzerinde daha fazla durulduğu anlatılır.
Bitte, kommen Sie!
Bitte, öffnet eure Bücher!
Bitte, lest dieses Lehrstück!
Bitte, fragen Sie!