Türkçe'de «Bugün sinemaya gitmek istiyorum. - Annem size gelmek
istiyor. - Biraz gezmek istiyoruz.» gibi cümlelerde gördüğümüz «istemek»
fiili Almanca'da wollen [vollen] ile karşılanır. Wollen cümle içinde aynı
können gibi kullanılır.
Örneğin, «gitmek istiyorum, gitmek istiyorsun, gitmek istiyor,...»
derken «gitmek» fiilinin hiç değişmediğini, buna karşılık «istemek» fiili
nin şahıslara göre çekimlendiğini görüyoruz.
Almanca'da da wollen yar
dımcı fiili aynı şekilde şahıslara göre çekimlenir. Yalnız özel bir durum gös
terdiği için çekimlenmesin! iyi öğrenmek gerekir.
wollen
ich will
du willst
er will
sie will
es will
wir wollen
ihr wollt
sie wollen
Sie wollen
Können ile yapılan cümlelerde genellikle baştan ikinci yerde können'in
özneye göre çekimlenmiş şeklinin bulunduğunu ve yapmaya muktedir olduğumuz işi gösteren fiilin de cümlenin en sonunda yer aldığını öğrenmiş
tiniz.
Wollen yardımcı fiilini de cümle içinde aynı şekilde kullanırız. WoI-
len'in cümlenin öznesine göre çekimlenmiş şekli ikinci yere, yapmak istedi
ğimiz şeyi gösteren fiil değişmeden mastar halinde en sona konur.
lesen
Ich lese.
Ich will lesen.
J>u willst lesen.
Er will lesen.
Sie will lesen.
Es will lesen.
Wir wollen lesen.
Ihr wollt lesen.
Sie wollen lesen.
Sie wollen lesen.
singen
Ich will singen.
Du willst singen.
Er will singen.
Sie will singen.
Es will singen.
Wir wollen singen.
Ihr wollt singen.
Sie wollen singen.
Sie wollen singen.
şarkı söylemek
Şarkı söylemek istiyorum,
Şarkı söylemek istiyorsun,
Şarkı söylemek istiyor,
Şarkı söylemek istiyor,
Şarkı söylemek istiyor,
Şarkı söylemek istiyoruz,
Şarkı söylemek istiyorsunuz,
Şarkı söylemek istiyorlar,
Şarkı söylemek istiyors
Ich will heute abend ins Kino gehen.
Bu akşam sinemaya gitmek istiyorum.
Du willst mir nicht helfen.
Bana yardım etmek istemiyorsun.
Er will seine Hausaufgaben
nicht schreiben.
Ev ödevlerini yazmak istemiyor.
Sie will die Fenster des Zimmers
schliessen.
Odanın pencerelerini kapamak is
tiyor.
Es will jetzt schlafen.
Şimdi uyumak istiyor.
Wir wollen nach der Schule mit
unserem Lehrer sprechen.
Okuldan sonra öğretmenimizle ko
nuşmak istiyoruz.
Ihr wollt keine Bücher lesen.
Kitap (lar) okumak istemiyorsunuz.
Sie wollen heute ihre Freunde
besuchen.
Bugün arkadaşlarım ziyaret etmek
istiyorlar.
Sie wollen um fünf Uhr kommen.
Saat beşte gelmek istiyorsunuz.
Görüldüğü gibi wollen ile cümle kuruluşu kolaydır. Cümlede ikinci ye
re wollen'in çekimlenmiş şeklini, en sona da asıl fiili mastar halinde getir
mek yeter.
Cümlenin öznesi şahıs zamiri değil de bir tekil isimse, öbür fiillerde
olduğu gibi cümlede ikinci yere wollen'in er, sie, es ile kullanılan şekli, yani
will gelir. Özne çoğul ise wollen olduğu gibi, hiç değişmeden kullanılır. Her
iki halde de esas fiil, yani yapmak istediğimiz işi gösteren fiil gene en son
da yer alır .
Der Schüler will den Lehrer etwas
fragen.
Öğrenci öğretmene birşey sormak
istiyor.
Mein Vater will mir eine neue
Mappe kaufen.
Babam bana yeni bir çanta satın
almak istiyor.
Die Kinder wollen nicht mehr
arbeiten, denn sie sind sehr müde.
Çocuklar artık çalışmak istemiyorlar,
çünkü onlar çok yorgundur.
Die Mutter will die Lampe über
den Tisch hängen.
Anne lâmbayı masanın üzerine asmak
istiyor.
Ahmet und Zeynep wollen nach
dem Frühstück einen Spaziergang
machen.
Ahmet ve Zeynep kahvaltıdan sonra
bir gezinti yapmak istiyorlar.
Die Schwester wiU die Vase neben
das Radio stellen.
Kızkardeş vazoyu radyonun yamna
koymak istiyor.
Der Mann will mit dem Arzt
sprechen.
Adam doktorla konuşmak istiyor.
Der Junge will dem Freund sein
Zimmer zeigen.
Çocuk arkadaşa odasını göstermek
istiyor.
Die Schüler wollen nach Hause
gehen.
Öğrenciler eve gitmek istiyorlar.
Die Mädchen wollen im Garten
spielen.
Kızlar bahçede oynamak istiyorlar.
Die Mutter will heute Fleisch
kochen.
Anne bugün et pişirmek istiyor.
Sein Vater will nicht mehr rauchen.
Babası artık sigara içmek istemiyor.
Der Mann will seinem Sohn einen
Brief schreiben.
Adam oğluna bir mektup yazmak
istiyor.
Diese Deutschen wollen hier
bleiben.
Bu Almanlar burada kalmak istiyorlar.
Ali will vor dem Bahnhof warten.
Ali istasyonun önünde beklemek
istiyor.
Cümleyi soru haline koymak için fiili başa getirmek gerektiğini daha
önce öğrenmiştiniz. Wollen'i de cümlenin başına getirirsek soru cümlesi
yapılmış olur.
Cümleyi soru haline koymak için fiili başa getirmek gerektiğini daha
önce öğrenmiştiniz. Wollen'i de cümlenin başına getirirsek soru cümlesi
yapılmış olur.
Ich will gehen.
Will ich gehen?
Gitmek istiyorum.
(Gitmek istiyor muyum?) Gideyim
mi?
Willst «hi gehen?
Will er gehen?
Will sie gehen?
Will es gehen?
Wollen wir gehen?
Gitmek istiyor musun?
Gitmek istiyor mu ?
Gitmek istiyor mu?
Gitmek istiyor mu?
(Gitmek istiyor muyuz?) Gidelim
mi?
Wollt ihr gehen?
Wollen sie gehen?
Wollen Sie gehen?
Gitmek istiyor musunuz?
Gitmek istiyorlar mı?
Gitmek istiyor musunuz?
Willst du zu Hause bleiben?
Evde kalmak istiyor musun?
Wollt ihr mir eure Bücher geben?
Bana kitaplarınızı vermek istiyor
musunuz ?
Wollen die Freunde heute abend
kommen?
Arkadaşlar bu akşam gelmek istiyor
lar mı?
Will Ahmet mit uns ins Kino
kommen?
Ahmet bizimle sinemaya gelmek isti
yor mu?
Wollen die Töcher ihrer Mutter
helfen?
Kızlar annelerine yardım etmek isti
yorlar mı?
Wollen sie Kaffee trinken?
Kahve içmek istiyor musunuz?
Will der Bauer arbeiten?
Çiftçi çalışmak istiyor mu?
Wollen die Bauern Kartoffeln säen?
Çiftçiler patates ekmek istiyorlar
mı?
Wollen die Jungen mit dem Ball
spielen?
Çocuklar topla oynamak istiyorlar
mı?
MÜSSEN
Türkçe'de «Bu işi bugün bitirmeye mecburuz. - Bu çalıştırmaları yap
maya mecburum. - Küçük çocuk babasının sözünü dinlemeye mecburdur.»
gibi cümlelerde kullandığımız «mecbur olmak» yardımcı fiili Almanca'da
müssen [müssen] ile karşılanır. Ekseriya Türkçe'de «mecbur olmak» ye
rine daha başka kelimeler kullanırız. Örneğin, «Gitmeye mecburum.» yerine «Gitmeliyim.» veya «Gitmem gerekiyor.» «Gitmek zorundayım» da de
nebilir.
nebilir. Cümle içinde bunlardan hangisi kulağa hoş geliyorsa onu tercih
etmemiz gerekir.
Können., wollen, ve müssen yardımcı fiilleri hepsi belirli bir guruptan
dır. Bu gurupta daha başka yardımcı fiiller de vardır.
Bunların hepsi cüm
le içinde aynı şekilde kullanılırlar. Hepsi özel bir durum gösterirler, ken
dilerine özgü bir çekimleri vardır.
Müssen şu şekilde çekimlenir:
müssen
ich muss
dü musst
er muss
sie muss
es muss
wir müsse»
ihr müsst
sie müssen
Sie müssen
Bu yardımcı fiil de aynı können ve wollen gibi kullanılır.
danken
Ich danke.
Ich muss danken.
Du musst danken.
Er muss danken.
Sie muss danken.
Es muss danken.
Wir müssen danken.
Ihr müsst danken.
Sie müssen, danken.
Sie müssen danken.
teşekkür etmek
Teşekkür ederim,
etmeye mecburum.
etmeye mecbursun.
etmeye mecburdur.
etmeye mecburdur.
etmeye mecburdur.
etmeye mecburuz.
etmeye mecbursunuz,
etmeye mecburlar.
etmeye mecbursunuz.
finden
Ich muss finden.
Du musst finden.
Er muss finden.
Sie muss finden.
Es muss finden.
Wir müssen finden,
Ihr müsst finden.
Sie müssen finden.
Sie müssen finden.
Die Schüler müssen noch eine
Stunde in der Schule bleiben.
Öğrenciler bir saat daha okulda kalmaya mecburlar.
Ali muss seine Übungen jetzt
schreiben, denn er geht heute
abend ins Kino.
Ali çalıştırmalarını şimdi yazmaya
mecburdur, çünkü bu akşam sinemaya gidiyor.
Mein Vater muss morgens um
sieben Uhr aufstehen.
Babam sabahları saat yedidie kalk
mak zorundadır.
Der Bruder muss morgen früh abfahren.
Erkek kardeş yarın erken hareket etmeye mecburdur.
Unser Freund muss am Nachmittag
zu uns kommen.
Arkadaşımız öğleden sonra bize gelmeye mecburdur.
Der Lehrer muss den Schülern antworten.
Öğretmen öğrencilere cevap vermeye mecburdur.
Der Junge muss seinem Vater helfen.
Çocuk babasına yardım etmeye mecburdur.
Ich muss meinen Vater fragen; vielleicht kann ich mit euch kommen.
Babama sormaya mecburum, belki sizinle gelebilirim.
Die Frau muss diesen Eimer nach Hause tragen.
Kadın bu kovayı eve taşımaya mecburdur.
soru
soru
Müssen'i cümlenin başına alarak o cümleyi soru haline getirebiliriz.
Ich muss schlafen.
Muss ich schlafen?
Musst du schlafen?
Muss er schlafen?
Muss sie schlafen?
Muss es schlafen
Müssen wir schlafen?
Müsst ihr schlafen?
Müssen sie schlafen?
Müssen Sie schlafen?